Obezite Cerrahisi
Hem mide hacmini kısıtlayan hem besin emilimini azaltan, özellikle tip 2 diyabet ve metabolik sendromda güçlü etki gösteren obezite cerrahisi yöntemi.
Gastrik bypass (Roux-en-Y gastrik bypass), midenin küçük bir bölümünden yaklaşık 30 ml hacminde bir "cep" oluşturulup, bu cebin ince bağırsağın orta kısmına doğrudan bağlanmasıyla yapılan bir obezite ve metabolik cerrahi yöntemidir. Yemek, midenin büyük kısmını ve ince bağırsağın ilk bölümünü (duodenum) atlayarak doğrudan bu yeni bağlantıya geçer.
Bu yöntem iki mekanizma ile etki gösterir: kısıtlayıcı etki (küçük mide cebi nedeniyle az miktarda yemekle tokluk hissi) ve malabsorptif etki (ince bağırsağın bir kısmı atlandığı için besin emilimi azalır). Ayrıca bağırsak hormonlarındaki değişim, kan şekeri kontrolünde mide hacmi küçülmesinden bağımsız, ayrı bir olumlu etki yaratır.
Gastrik bypass, özellikle BMI 35 ve üzerinde olan, tip 2 diyabet, yüksek tansiyon veya reflü gibi eşlik eden metabolik hastalığı bulunan hastalarda öncelikli olarak değerlendirilen bir yöntemdir. IFSO/ASMBS 2022 kılavuzuna göre BMI 30–34,9 aralığında olup metabolik hastalığı olan hastalarda da düşünülebilir. Ciddi reflüsü olan veya önceki tüp mide ameliyatından yeterli sonuç alamayan hastalarda da tercih edilen bir seçenektir.
Gastrik bypass sonrası hastalar genellikle 1-2 yıl içinde fazla kilolarının %65–75'ini kaybeder; bu oran tüp mideye kıyasla genellikle biraz daha yüksektir. Tip 2 diyabeti olan hastalarda dikkat çekici bir özellik, kan şekeri düzelmesinin bazen kilo kaybından önce, ameliyatın hemen sonrasında başlayabilmesidir — bu, bağırsak hormonlarındaki değişimle ilişkilendirilir. Çalışmalar, diyabet remisyonunun süresinin yaş, diyabet süresi ve HbA1c düzeyi gibi faktörlerden etkilendiğini, ancak remisyonun kilo geri alımı olsa bile bir kısım hastada sürebildiğini göstermektedir.
Bu riskler genel literatür bilgisidir; sizin için kişisel risk değerlendirmesi muayene sonrası netleştirilir.
Her iki yöntem de etkilidir; seçim hastanın BMI'sine, eşlik eden hastalıklarına (özellikle diyabet ve reflü) ve bireysel tercihlere göre yapılır. Bypass genellikle diyabet ve reflüde biraz daha güçlü etki gösterirken, tüp mide daha basit bir cerrahi tekniktir.
Şekerli veya yağlı gıdaların hızla ince bağırsağa geçmesi sonucu bulantı, kramp, çarpıntı ve halsizlik gibi belirtilerle ortaya çıkan bir durumdur. Şekerli gıdalardan uzak durarak büyük ölçüde önlenebilir.
Bağırsağın bir kısmının atlanması nedeniyle B12, demir, kalsiyum ve D vitamini emilimi azalabilir. Bu nedenle gastrik bypass sonrası genellikle ömür boyu multivitamin takviyesi ve düzenli kan tetkikleri önerilir.
Bu sayfadaki tıbbi bilgiler Doç. Dr. Emre Gündoğdu tarafından tıbbi doğruluk açısından incelenmiş ve onaylanmıştır. İçerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tanı ve tedavi için hekiminize başvurun. Detaylı bilgi →